Posta Pullarında Sinema Tarihi


Koleksiyon ve koleksiyonculuk sonu olmayan bir tutku. Pul, para, kartpostal, maket, objeler… derken biriktirmeye başladığınız şeyler hacmen dağ gibi olurken, yenilerini edinme tutkusu da bir gayya kuyusuna döner. Her zaman aklınızın bir kenarında, ya koleksiyonunuzdaki eksik bir parçayı bulabilme arzusu, ya en son elde ettiğiniz kıymetli bir parça, ya da yakınlarda piyasaya sürülecek olan yeni bir ürüne sahip olma fikri yatar. Şerif Antepli de koleksiyon tutkusuna kendisini yıllar önce kaptıran isimlerden birisi. Hattâ bu tutkusunu yıllardır yayınladığı dergilerle de farklı bir alana çevirmiş bir isim. Sahibi olduğu pek çok koleksiyon içinde pul koleksiyonunu sadece tavlamak için kadınlara göstermek için zenginleştirmediği gibi, farklı bölümlere ayırarak koleksiyonunu çeşitlendirmiş. Bu sınıflamanın sonucu olarak 7 Haziran akşamı Cumhuriyet Sanat Galerisi’nde Sinema’nın Büyüsü ve Filateli’de Sinema sergilerini izleyicilerle buluşturdu. Afişten pula, plaktan kartpostala, çizgi romandan madalyona, oyuncaktan sinema makinesine, film şeridinden hatıra paraya, sinema ile ilgili hemen her şeyin yer aldığı sergiler, bin metre kare alanda ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. 19 Haziran tarihinde sonlanan sergiyle ve bilhassa pul koleksiyonuyla ilgili olarak Şerif Antepli’yle konuştuk.
—OYNAKBEYİ—
  • Filateliye olan tutkunuz ne zaman ve nasıl başladı?

50’li yıllarda ülkemizdeki birçok evde büyükler, gençler pul toplarlardı. Doğal olarak o dönemde benim de pula çok büyük ilgi vardı. Ben de çocukken babamın pul defterlerinden pulla tanışmış ve çok sevmiştim. İlkokul yıllarımda damgalı damgasız pullar alır, toplardım. Arkadaşlarımla değiş tokuş yapardık, böyle başladı ve bugünlere geldi haliyle. Koleksiyon sonu olmayan bir alışkanlık ve koleksiyonculuk zengin bir dünya.

  • Bir filatelist olarak, pullarınızı temalarına göre ayırmak fikri nasıl ortaya çıktı? Pullar bugün dünya üzerindeki her konuda basılabiliyorlar, başka temalara yönelik tasnifiniz var mı, neler?

Filatelide belli bir zaman sonra tematik kavramı oluştu. Bu tematik ayrım anlayışı sadece koleksiyonerlerde değil, filateli servisleri tarafından da hayata geçirilen bir anlayışın sonucunda gerçekleşti. Geleneksel koleksiyon dediğimiz sadece bir ülkenin pullarının toplamanın ötesinde pul severler belli temalarda da pul toplamaya başladılar. Örneğin Olimpiyat ve spor teması dünyada en çok ilgi duyulan temalardandır. Ben de Türkiye Cumhuriyeti pulları koleksiyonumu tamamladıktan sonra büyük ilgi duyduğum sinema temasına yöneldim. Zira hem sinemayı hem de filateliyi çok sevdiğim için ilk önce bu konuyu seçtim. Yaklaşık 20 yıldır bu temada çıkan filatelik ürünleri topluyorum. Koleksiyonlarım arasında ayrıca Avrupa CEPT, iletişim, futbol gibi temalar da bulunuyor.

  • Sergilemek fikri nasıl doğdu peki?

2002 yılında ülkemizin önemli koleksiyonerlerinden oluşan bir fan kulüp kurduk. Collection Club adlı bu oluşum ülkemizde koleksiyon kültürünün yaygınlaşması, tanınması için uğraş vermeye başladı. Yaklaşık 15 karma sergi açarak koleksiyon kültürünü geniş halk kitlelerine tanıtmaya ve sevdirmeye çalışıyoruz. Koleksiyon ayrı ve önemli bir kültürdür. Ne yazık ki ülkemizde bu konuya çok önem verilmiyor. Bu kültün gelişmesi için çalışıyoruz. Esasen bu sergilerimi açmamın amaçlarından biri de buydu. Tematik olarak ayırdığımda ortaya çıkan yüzlerce pulun da sergilenebileceğini, sinemayla ilgili diğer objelerle bir araya geldiği zaman bu sayının binlerce olduğunu düşündüğümde ziyaretçilere keyifli bir zaman yaşatabileceğini düşünerek bu sergiyi hazırladım. Umarım ziyaretçilerden bazıları, bu sergiden sonra koleksiyona başlar, o zaman amacılıza ulaşmış oluruz.

  • Sinema ve filateli ilişkisini anlatır mısınız? Sinema ile ilgili olarak, hangi durumlarda ilk gün zarfları basılır?

Posta idareleri yıllık emisyon programlarında yer verdikleri hatıra pulları için ilk gün damgası ve zarfları yaparlar. Bu zarflardaki damgalar o pulun yayınlandığı ilk gün uygulanır. Dolayısı ile koleksiyonerler bu zarflara özel ilgi gösterirler. Çünkü bir başka tarihte o damga tekrarlanmaz ve zarf yeniden basılmaz. Posta idareleri emisyon programlarını yayınlarlarken o yılın önemli olaylarının yıl dönümlerini, ünlü kişilerin ölüm veya doğum yıl dönümlerini göz önüne alarak bir program yapar. Senenin başında yapılan programda sinemaya dair herhangi bir şey varsa, onun için pul basılması yönünde plana dahil edilir. Ama yıllardır belirli tarihsel dönemlerde yayınlanır, yıldönümlerinde, uluslararası festivallerde, ünü dünyayı sarmış bir filmin ilk gösterime girdiği tarihin 10-20-30… yıllarında, bir sanatçının ölüm yıldönümünde olabilir. Bunun için herhangi bir sınır ve engel yok.

  • Koleksiyonunuzda birçok ülkenin sinemayla ilişkili pulları var. İlk sinema pulu ne zaman ve nerede basılmış, koleksiyonunuzda yer alıyor mu?

Koleksiyonumda sinemayı geniş bir şekilde inceliyorum. Sinema öncesi sinemayı oluşturacak keşiflerin ve mucitlerin de pullarına yer veriyorum. Mesela Edison, sinemanın keşfini hazırlayanların başında gelir. Onun ABD’de basılmış pulunun tarihi 1947’dir. Yine sinema salonu görüntülü bir pulun tarihi daha eski, 1944’dür. Daha sonraları Fransa ve ABD başta olmak üzere pek çok ülke, sinema ile ilgili pullar yayınladılar. Sinema’nın 100. yılı olan 1995’te ise neredeyse her ülke bu konuda pul çıkardı. Ve deha sonraki yıllarda sayılar daha da arttı. Sözünü ettiğim pul koleksiyonumda var tabii ki.

  • Koleksiyon gerçekten büyük bir tutku. Hattâ kesinlikle sonu olmayan bir tutku. Bir sonraki aşamada ne düşünüyorsunuz? Gelecek projeleriniz neler?

Zamanım uygun olursa gelecek sene iletişim konusunda bir sergi açmak istiyorum. Bu da çok zevkli ve geniş bir konu. Bir ucu bebeğin annesinin karnında, annesi ile olan iletişimi diğer ucu uzaydaki uydu istasyonları. Düşünebiliyor musunuz spektrum ne kadar geniş… Yeni projelerim var tabi, yaptığım çalışmalariçin şimdiden bir şey söylemek erken olur…

  • Söz konusu sinema temalı pullarınıza baktığınız zaman, en çok hangi ülke sinemayla filateliyi bir arada kullanmış? Demek istediğim koleksiyonunuzda hangi ülkenin pulları daha fazla, tahmin ettiğimiz gibi Amerika mı?

Genelde sizin de söylediğiniz gibi ABD sinema pulları basımına çok ilgi gösteriyor. Bazı Avrupa ülkeleri ile Japonya ve Hindistan’ı da sayabiliriz. Bir de Afrika ülkelerine ait sinema pulları görürüz. Bunlar tamamen ticari gayelerle çıkan pullardır ve hem sayıca hem çeşitçe çoktur. Ben koleksiyonuma bütün bu ülkelerin kataloge olmuş pullarına yer veriyorum. Kataloglarda yer almayan ülkelerin pullarına yer vermem. Hiçbir değeri ve önemleri yoktur.


Türk sinema tarihinde yer alan Nâzım Hikmet pulunu Rusya çıkardı
  • Türk sinemasında pulunun basılması gerektiğine inandığınız, sinema filmleri, yönetmenler, oyuncular var mı?

Tabii olmaz mı? Ben bir süre önce PTT’ye uzunca bir liste sunmuştum. Bugün dünya filatelisinde sinema teması en çok ilgi toplayan temadır. Bu konuda basacağımız pullar yabancı ülkelerdeki bu konuya ilgi duyan tüm koleksiyonerler tarafından satın alınır. Ülkemizin reklamı yapılabildiği gibi sanatçılarımız da uluslararası bir isim olurlar. Bugün hayatta olmayan sinema sanatçılarımız, örneğin Ayhan Işık, Belgin Doruk, Zeki Müren, ödüllü film Yılanların Öcü gibi birçok örnek saymam mümkün. Meselâ Rusya, Nâzım Hikmet için pul çıkarmıştı. Bir zamanlar sinema ile de ilgilenen Nâzım’ın bu pulu benim sinema koleksiyonuma, Türk Sinema Tarihi bölümüne girdi.